Ödül ve ceza; TRUMP ve Vergileri

Kaynak: Wiki Commons

Tecrübe bilgilerin anasıdır der Cervantes. İnsanların kazanma geçmişi, geleceklerini planlarken yaptıkları tercihlerini de bazen anlamsızca etkiler. Bu yazıda ABD Başkanı Donald Trump’ın geçmişinin, dünyayı etkileyen kararlarına nasıl yön verdiğini ele alacağım.

Büyükler ligine giriş

Trump müteahhit bir aileden geliyordu. Babası dar ve orta gelirliler için toplu konutlar yaparak zengin olmuş birisiydi. Evde belirgin bir disiplin ve hükmedicilik vardı. Trump ya ezilecekti ya da katlanıp zamanını bekleyecekti ki bunu seçti. New york’un banliyösünde kendisini ispat etmişti. Ama babasının liginde değil büyükler liginde oynamak istiyordu. Bu kafasını kaldırdığında gördüğü Manhattan kadar yakın ama çoğu insan bakımından bir o kadar uzaktı. Okumaya devam et

Sosyal Demokrat Düşünce ile Arabuluculuk Kurumu Arasındaki Kan Uyuşmazlığının Nedeni

Baro Düzlemindeki Gözlemlerim

Daha arabuluculuk sistemine ilişkin tartışmaların taze olduğu günlerde İstanbul Barosu gürleye gürleye açıklamalar yapıyor, avukatları bu büyük tehdide karşı uyanık olmaya ve mücadele etmeye çağırıyordu. Diğer yandan İstanbul Barosu arabuluculuğa karşı en güçlü çıkışı yaparak bünyesindeki “cengaverlerin” parıldama hevesini de tatmin etmeye çalışıyordu. Bundan dolduruşa gelen genç hukukçular artık neredeyse “arabuluculuk nedir” sorusuna “zararlıdır” cevabı verecek kadar şartlanmış durumdalardı.

Okumaya devam et

Devletler arabulucu olabilir mi?

Dünyanın her yerinde devletler arasında ve bir ülke içerisindeki belirgin kesimler ile devlet arasında gerginlikler yaşanabilir. Gerginlik komşu ülkelerin ve bölgede çıkarları ve beklentileri olan diğer ülkelerin ilgi alanlarına girebilir. Hatta bazen çıkar sahiplerinin sorunlu bölgeye komşu olmaları bile gerekmez. Gözler artik soruna ve gelecekte yol açabileceklerine odaklanmıştır. Sonra bir ülke ortaya çıkarak uyuşmazlıkta arabuluculuk, görüşmelere ev sahipliği yapabileceğini deklere eder. Konuyla yakından ilgilenmeyen insanlar için bu tür açıklamalar anlaşılması oldukça zor ve şaşırtıcıdır. “Yahu Norveç’in bu bölgeyle ne alakası var, neden bu soruna bir şekilde dahil olmak ister ki?” ve benzeri sorular akıllarda beliriverir.

Okumaya devam et

En küçük makam bile sahipsiz kalmaz

İnsanlar çoğunlukla temel ihtiyaçlarının çizdiği ve dürtülerinin kendilerini sürüklediği bir hayat yaşarlar. Bu temel ihtiyaçlardan aidiyet, güç ve kabul görme ihtiyaçları bir araya geldiğinde ise makam ve sıfat hırsının doğal yaşama ortamı ortaya çıkar. Türkiye’de her altı kişiden birinin bir yerin başkanı olduğu düşünülürse, Türk toplumunun makam ya da sıfat edinme ve bunu taşıyıp ifade etme konusunda ne kadar meraklı olduğunu daha iyi anlarız.

Okumaya devam et